Basın Bültenleri

5 asırlık Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası’nı
Abdi İbrahim “iyileştirdi”
1912 yılından bu yana tıbba ve insanlığa hizmet eden Abdi İbrahim, 500 yıllık Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası’nı çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniledi.
 
Osmanlı döneminde hastane olarak insanlara şifa dağıtan Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası’nın 13 Mayıs’ta düzenlenen açılış törenine; Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük ve Abdi İbrahim Başkanı Nezih Barut katıldı.
 
Törende konuşan Nezih Barut, “İçinde doğup büyüdüğümüz toprakların tarihine, kültürüne ve geleceğine sahip çıkmanın bizim en büyük görevimiz olduğuna inanıyoruz. Abdi İbrahim olarak, 103 yıldır tıbba ve insanlığa hizmet etmek için öncü, cesur ve yenilikçi bir yaklaşımla her zaman daha iyiye ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. Yüzyıllar boyunca hastaları tedavi eden Edirne Darüşşifası'nı iyileştirmek bizim için bu nedenle ayrı bir anlam ve değer taşıyor” dedi. 
 
Bir asrı aşkın süredir öncü, cesur ve yenilikçi çalışmalarıyla insanlığa ve tıbba hizmet eden Abdi İbrahim, tıp tarihini gün ışığına çıkaran önemli bir projeyi hayata geçirdi. Proje kapsamında, 500 yıllık geçmişiyle tıp tarihinde önemli bir yeri olan Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası, Abdi İbrahim tarafından çağdaş müzecilik anlayışıyla yenilendi.
 
Yenileme çalışmaları 1,5 yıl süren Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası’nın 13 Mayıs 2015 Çarşamba günü gerçekleşen açılış törenine; Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Belediye Başkanı Recep Gürkan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük, Abdi İbrahim Başkanı Nezih Barut ve çok sayıda davetli katıldı.
 
 
Abdi İbrahim Başkanı Nezih Barut: “İçinde doğup büyüdüğümüz topluma teşekkür borcumuz var”
Açılış töreninde konuşan Abdi İbrahim Başkanı Nezih Barut,, tarihine ve mimarisine saygı duyarak yeniledikleri bu değerli eserin bugüne ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunmaktan büyük onur duyduklarını ifade etti. Nezih Barut, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugüne kadar Abdi İbrahim olarak, ülkemize ve insanlığa fayda sağlayacak yatırımlar gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam edeceğiz. İçinde doğup büyüdüğümüz toprakların tarihine, kültürüne ve geleceğine sahip çıkmanın bizim en büyük görevimiz olduğuna inanıyoruz ve bu inançla, toplumumuzun kültürel gelişimine katkı sağlamayı da yine bu topraklara olan teşekkür borcumuz olarak görüyoruz. Abdi İbrahim olarak, 103 yıldır tıbba ve insanlığa hizmet etmek için öncü, cesur ve yenilikçi bir yaklaşımla her zaman daha iyiye ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. Bu nedenle yüzyıllar boyunca hastaları tedavi eden Edirne Darüşşifası'nı iyileştirmek bizim için ayrı bir anlam ve değer taşıyor.”
 
Edirne Darüşşifası, yüzyıllar boyunca insanları iyileştirmek için hizmet verdi
Barut, 1488 yılında hastane olarak kapılarını açan ve 1915’de kapanana kadar hastaları tedavi etmek için hizmet veren Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası’nın yenileme çalışmalarını uzun bir bilimsel ön hazırlık sürecinin ardından modern bir tasarımla gerçekleştirdiklerini kaydetti. Tıp tarihinin en önemli merkezlerinden biri olan Edirne Darüşşifası’nı, tarihine ve mimari dokusuna saygı duyarak ve Osmanlı tıbbına dair bilgilerin gün ışığına çıkmasına öncülük ederek yenilediklerini aktaran Nezih Barut, şunları söyledi:
“Edirne Darüşşifası'nın 26 odasını birebir o dönemin uygulamalarını yansıtabilmek amacıyla büyük bir titizlik ve emekle kurguladık. Çalışmalar sonucunda; tıp tarihimizin değerli hazinelerini gün yüzüne çıkarıp, günümüzün modern ve etkileyici sunum teknikleriyle bugüne ve gelecek kuşaklara aktarıyor olmaktan dolayı bahtiyarız.Burayı ziyaret edenler; 15 ve 18. yüzyıllar arasındaki dönemde erkeklerde estetik göğüs ameliyatları yapıldığını, yeniçerilere fıtık ameliyatı yapan kadın cerrahların varlığını, İngiltere Kraliyet Ailesi’nin de yaptırdığı Türk Usulü Çiçek Aşısı’nın Edirne’den Avrupa’ya nasıl yayıldığını, gülcülüğün ve gülsuyunun memleketinin bilinenin aksine Edirne olduğunu, hastalıklara nasıl tedaviler uygulandığı ve ameliyat teknikleri gibi birçok değerli bilgiyi hem metinlerle hem de canlandırmalarla yerinde öğrenme şansını yakalayacak.”
"Mimari özellikleriyle de batıya ilham verdi"
 
Edirne Darüşşifası'nın mimari özellikleriyle de batıya ilham verdiğini belirten Nezih Barut, “Burada ilk kez hastane fonksiyonları esas alınarak merkezi sistemde altıgen planlanmış yeni bir hastane mimarisi kullanılmış. Bu merkezi sistem sayesinde hasta hizmetleri daha az sayıdaki personelle yapılabilmiş. Daha sonra bu sistem 19. yüzyılda Avrupa'da ve Amerika'da revaç kazanmış ve Gasthius, Stuiven, Philadelphia Presbyterian, John Hopkins gibi önemli hastanelerde de kullanılmış. Ayrıca Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası'nın mükemmel akustiği ve havalandırma feneri de hastane mimarisinde dikkat çeken uygulamalar arasında yer alıyor. Bu değerli eseri iyileştirerek toplumumuza ve tüm insanlığa armağan etmekten büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.
 
Konuşmasında Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’na projeye gösterdiği yakın ilgi ve destekten dolayı teşekkür eden Nezih Barut, “Bu müstesna eserin yenilenme çalışmasında yanımızda olan Edirne Valisi Dursun Ali Şahin’e, eski Edirne Valisi Hasan Duruer’e, Edirne Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tuna Bekleviç’e, projede birlikte çalışma şansı yakaladığımız Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük’e, projemizin hayata geçirilmesi için gece gündüz demeden büyük bir özveri ve tutkuyla emek harcayan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuran Yıldırım ve Yüksek Mimar Beyza Özer ile Abdi İbrahim'in değerli çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
 
 
Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası hakkında
Sultan II. Bayezid Darüşşifası, II. Bayezid’in 1484’te Akkirman Seferleri’nden elde ettiği ganimet gelirleri ile yaptırdığı külliyenin bir ünitesidir. Darüşşifa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’na kadar yaklaşık 400 yıl boyunca önceleri her türlü hastaya; sonraları sadece ruh ve akıl hastalarına hizmet verdi. 1866 yılında Edirne'de yeni bir hastane açılınca dârüşşifa binası akıl hastalarına tahsis edilmiş ve Edirne Bimarhanesi adını almıştır. Osmanlı-Rus savaşında Edirne’nin işgali üzerine akıl hastaları İstanbul-Toptaşı Bimarhanesi’ne gönderildi (1878). Savaştan sonra onarılan Edirne Bimarhanesi, 23 Kasım 1893 tarihinde yeniden hasta kabul etmeye başladı. 1910 yılında fıskiyeli havuzun üstüne soba kurulmuş, hasta yatakları sobanın etrafına yerleştirilmişti. Çevresine zarar veren tehlikeli akıl hastaları kapalı odalarda tutuluyordu. Bir süre sonra Dr. Mazhar Osman’ın girişimiyle akıl hastaları Kıyık'taki Fransız Hastanesi'ne sevk edildi (1915). Böylece 427 senelik bir hastane kapatılmış oldu.
 II. Bayezid Dârüşşifası’nın birbirine bağlı iki avlu ve şifahane olmak üzere üç bölümü vardır. İlk avlunun (Bîrun) sağında sıra halinde yer alan altı odada (poliklinik); hekimler, kehhaller ve cerrahlar, hastaların ilk muayenelerini yaparlardı. Bazı odalarda ise akıl hastaları tecrit edilirdi. Avlunun sol tarafında çamaşırhane, kiler ve mutfak vardı. Mutfakta hasta yemekleri pişirilir, çalışanlar yemeklerini imarette yerdi.
Şifahane bölümünde, yüksek bir kubbeyle örtülü havuzlu mermer döşeli bir salonun çevresinde, ocaklı 6 kış ve sekili 5 sofa (yaz odası) bulunmaktadır. Sofalardan biri müzikle tedaviye ayrılmıştı, dördünün de yazlık oda olarak kullanıldığı kabul edilir. Hastane mimarisi tarihinde merkezi sistem olarak tanımlanan bu planın ilk uygulandığı yerlerden biri olması bakımından Edirne Dârüşşifası’nın dünya hastanecilik tarihinde önemli bir yeri vardır.
 Şifahanenin büyük kubbesinin tepesindeki fener, hem iç mekânı aydınlatıp ferahlık vermek hem de havayı ve pis kokuları dışarı atmak amacıyla yapılmıştır. Bu bölümün akustiği de çok iyi ayarlanmıştır.
SİTE HARİTASI
BİLGİ TOPLUMU HİZMETLERİ
© 2011-2017 Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic A.Ş.
Bu sitede yer alan bilgiler, hekim ve eczacıya danışmanın yerine geçmez. Abdi İbrahim ilaçları ile ilgili her türlü bilgi talebinde bize ulaşabilirsiniz;
Tel: 0212 366 8400
E-Posta: info@abdiibrahim.com.tr