Oküler Bakteriyel Enfeksiyonlar

Oküler enfeksiyonlar körlük yapma potansiyeli olan hastalıklardır.

Orbital selülit, dakriyosistit, konjonktivit, keratit ve endoftalmi acil medikal tedavi gerektirebilmektedir. Hızlı ve agresif yapılacak tedaviler, gözde oluşabilecek hasarı sınırlamak ve görme kaybını engellemek için önemlidir.

Bakterilerin neden olduğu oküler enfeksiyonların tedavisine genellikle etkili, geniş spektrumlu bir antibiyotikle başlanmaktadır.

Enfeksiyonların patolojisi ve sıklığı yaşa, cinsiyete, ırka, iklime ve başka faktörlere bağlı olarak değişir.

Konjonktivit

Konjonktivit, konjonktivanın inflamasyonu ya da enfeksiyonudur.

Enfeksiyon nedenli ya da enfeksiyonla ilişkisiz olabilir. Tüm yaş gruplarını ve sosyoekonomik düzeydeki insanları etkileyebilmektedir. Birinci basamak sağlık kuruluşlarına gelen kırmızı göz vakalarının en sık nedenidir.

Viral, alerjik ya da bakteriyel nedenli olabilmekte ve akut veya kronik formlarda görülebilmektedir.

Enfeksiyona bağlı olanlardan, bakteriyel konjonktivitler, tüm konjonktivitlerin yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Çocuklardaki enfeksiyöz konjonktivitlerin çoğu bakteriyel konjonktivittir.

Akut konjonktivitler, genellikle kendi kendini sınırlayabilmekte, kalıcı görme kaybına nadiren neden olabilmektedir. Ancak diğer kırmızı göz yapan nedenlerin dışlanması için ayırıcı tanı önemlidir.

Hasta eğitimi ve el yıkama, konjonktivitin bulaşmasını önemli ölçüde engellemektedir.

Klinikte akut bakteriyel konjonktivit ile viral konjonktivit ayrımını yapmak önemlidir. Akut bakteriyel konjonktivitlerin medikal tedavisinde topikal antibiyotikler kullanılmaktadır. Topikal antibiyotik tedavisi başlanan akut bakteriyel konjonktivit vakalarının günlük rutinlerine dönüşü daha hızlı olmaktadır.

Keratit

Enfeksiyona bağlı ya da enfeksiyon dışı nedenlerle ortaya çıkan kornea iltihabıdır.

Bakteriyel keratit, sık görülen ve görmeyi tehdit eden bir oküler enfeksiyondur. Gözün kornea tabakasının yüzeyi çeşitli mekanizmalar tarafından çok iyi korunmaktadır. Bakteriyel keratit bu koruyucu bariyerlerden immun mekanizmaların bozulmasına yol açan risk faktörünün varlığında gelişir. Göz kapağı anomalileri, kornea yüzeyinin açıkta kalması, gözyaşı miktarında azalma, kontakt lens kullanımı, kronik alkolizm, demans, parkinson hastalığı risk faktörleri arasındadır.

Lokal veya sistemik bağışıklığın baskılanması, hem enfeksiyöz keratit riskinin artmasına hem de hastalığın ciddiyetinin artmasına neden olur.

Bakteriyel keratitin klinik bulgu ve semptomları büyük oranda mikroorganizmanın enfeksiyon yapabilme gücünün derecesine ve enfeksiyonun süresine bağlıdır.

Hastalar, görmede azalma, ağrı, akıntı ve fotofobi (ışığa duyarlılık) şikayetleri ile başvururlar.

Bakteriyel keratitlerde korneal dokunun hızlı zarar görme potansiyelinden dolayı, bakteriyel bir etkenden şüphe duyulduğu anda topikal bir antibiyotikle tedaviye başlamak gerekir.

Tedavide amaç şüpheli mikroorganizma ve hastaya ait risk faktörleri göz önünde tutularak infeksiyonu baskılamak, inflamatuar yanıtı ve ağrıyı azaltmak, korneada yapısal hasarın önüne geçmek, epitel yüzeyin iyileşmesini hızlandırmaktır. Güçlü, geniş spektrumlu, etkili antibiyotik ilaçların sık uygulanımı ile bakteriyel keratit tedavisi yapılır.

Endoftalmi

Gözün ön veya arka kamarasının ya da her ikisinin ciddi bir inflamasyonudur. Enfeksiyon ya da enfeksiyon dışı nedenlerle olabilir. Katarakt cerrahisinin görmeyi tehdit eden bir komplikasyonu olarak görülebilmektedir. Bu nedenle, katarakt cerrahisi yapılacak hastalara, olası enfeksiyon etkenlerine karşı önleyici olarak (profilaktik) tedavi uygulanır.

Endoftalmi, endojen (iç) ya da ekzojen (dış) yollarla mikroorganizmaların bulaşmasıyla ortaya çıkar. Ekzojen (dış) yolla bulaşmaya travma ve göz cerrahisi neden olurken, endojen (iç) yolla bulaşmaya mikroorganizmanın göze kan yoluyla ulaşması neden olur.

Steril endoftalmi, operasyonla yerleştirilen kalıcı doğal lens materyali gibi bir nedene ya da toksik bir ajana bağlı olarak gelişir. Çoğu endoftalmi olgusu akuttur ve bu akut olguların tıbbi olarak acilen tedavi edilmesi gerekmektedir. Gecikmiş ya da yetersiz tedavi, geri dönüşü olmayan görme kaybıyla sonuçlanabilir. İnfeksiyon etkeni tanımlandıktan sonra tedavi protokolünün uygulanması hastaların tedavi başarısını artırmaktadır. Özellikle acil tedavi gerektiren hastalarda olası etkene göre tedavi başlamak önemli bir basamaktır.

SİTE HARİTASI
GİZLİLİK BİLGİ TOPLUMU HİZMETLERİ KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
© 2016-2018 Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic A.Ş. TÜM HAKLARI SAKLIDIR
Bu sitedeki bilgiler, bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez. Daha fazla bilgi için bir hekime veya eczacıya başvurunuz.
Sitemizdeki ürünler bölümü sağlık mesleği çalışanları içindir. Web Sitesi Sorumlusu: Medikal Direktör Murat Yaycı