Nisan 11, 2017

“harekette mutluluk var”

PARKİNSON HASTALIĞI’NIN 200. YILINDA 10 İLDE BİLGİLENDİRMEETKİNLİKLERİ DÜZENLENDİ

Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği ve Abdi İbrahim, Parkinson hastalığınıntanımlanmasının 200. yılı sebebiyle 11 Nisan Dünya Parkinson Günü’ndeİstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Kayseri, Düzce ve Kocaeli’de, 13Nisan’da ise Konya’da hasta ve hasta yakınlarının katıldığı bilgilendirmetoplantısı ve egzersiz etkinliği düzenledi. İstanbul’da düzenlenen etkinliktekonuşan Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr.Raif Çakmur Türkiye’de 100-120 bin civarında Parkinson hastası olduğunu veartan yaşlı nüfusa bağlı olarak önümüzdeki yıllarda Parkinson hastalığında birpatlama yaşanacağını tahmin ettiklerini söyledi.

Parkinson hastalığının tanımlanmasının 200. yılı sebebiyle 11 Nisan’da İstanbul’dagerçekleşen toplantıya Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Yönetim Kurulu BaşkanıProf. Dr. Raif Çakmur, Prof. Dr. Murat Emre, Prof. Dr. Haşmet Hanağası, Prof. Dr.Sibel Ertan ve Doç. Dr. Gülsen Babacan katılarak Parkinson ile ilgili bilgileri aktardıve hasta/hasta yakınlarının sorularını cevapladı. Etkinlikte hasta ve hasta yakınlarımüzik ve dans ile tedavi yöntemlerini öğrenirken bazı hastalar da harmandalı ve TaiChi performansı sergiledi.

Toplantıda konuşma yapan Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Yönetim KuruluBaşkanı Prof. Dr. Raif Çakmur, Parkinson hastalığının yavaş ilerleyici, beyinhücrelerinde kayıp ile seyreden bir beyin hastalığı olduğunu, bu tür hücre kaybı ilegiden, sinsi başlayan ve yavaş seyreden hastalıklara nörodejeneratif hastalıklardendiğini belirtti. Parkinson hastalığının, Alzheimer hastalığından sonra en sıkgörülen nörodejeneratif hastalık olduğunu vurgulayan Çakmur: “Parkinsonhastalığının en erken belirtileri enterik sinir sistemi, alt beyin sapı ve koku yollarındaortaya çıkmaktadır. Koku duyusu kaybı veya azalması, uyku bozuklukları ve kabızlık,sonraki aşamada ise titreme ve hareketlerde yavaşlama gibi motor belirtilergörülmektedir. Hastalık genellikle motor semptomlarla tanı almaktadır. Parkinsonhastalığı tipik olarak orta ve ileri yaşın hastalığıdır ve ortalama 60 yaş civarındabaşlar. Hastalık genç yaşlarda da başlayabilir ancak yaşlanma ile görülme sıklığıartar. Yapılan çalışmalar Parkinson hastalığının erkeklerde kadınlara göre biraz dahasık görüldüğünü göstermektedir” dedi.

Dünyanın en kalabalık ülkelerinde, 2030 yılına kadar Parkinson hastalarınınnerdeyse 30 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirten Raif Çakmur sözlerinişöyle sürdürdü: “Eğer hepimiz 100 yaşının üzerine kadar yaşayacak olursakmuhtemelen bu hastalıkla karşı karşıya kalacağız. Bugün için ülkemizde 100-120 bincivarında Parkinson hastası olduğunu tahmin etmekteyiz. Ülkemiz hızla yaşlanantoplumlar arasında sayılmaktadır. Artan yaşlı nüfusa bağlı olarak önümüzdeki yıllardaülkemizde Parkinson hastalığında da bir patlama yaşanacağını tahmin edebiliriz.Başka bir deyişle önümüzdeki yıllarda Parkinson hastalığı ile daha çok uğraşmakzorunda kalacağız. Bu hastalıkla ilgili olarak toplumun daha bilinçli olması gerekiyor.”

Parkinson hastalığının tedavisinin günümüzde ağırlıklı olarak ağızdan alınan ilaçlarlayapıldığını, uygun özellikleri taşıyan bir grup hastada farklı yöntemlerle uygulananilaçlar ve cerrahi tedavilerin de söz konusu olduğunu söyleyen Raif Çakmur:“Hastalığı tamamen iyileştirici, kesin bir tedavisinin henüz bulunmamasına karşın,kullanılan ilaçlar belirtileri büyük ölçüde düzeltmekte ve birçok hastanın yaşamını aktifve üretken bir şekilde sürdürmesini sağlayabilmektedir. Böylece Parkinsonhastalarının çoğu düzenli tedaviyle uzun yıllar mutlu olarak yaşarlar”.

Temelde bir hareket bozukluğu olan Parkinson hastalığında hareket etmenin veegzersiz yapmanın tedavinin vazgeçilmez bir parçasını oluşturduğunu, Yoga ve TaiChi gibi fiziksel aktivitelerin ve dans etmenin yararlı olduğuna ilişkin bilimsel kanıtlarıngiderek arttığını vurgulayan Çakmur şöyle konuştu: “Hareket ve egzersiz gerekliliğihastanın tanı aldığı zamandan itibaren geçerlidir. Düzenli egzersizler tüm vücuduçalıştıran tempolu yürüme, yüzme, aerobik gibi sporlar genel anlamda baştan beritercih edilir. Ancak hastalık ilerledikçe ve özellikle denge bozukluğu, yürürkenkilitlenme, gövdede öne doğru eğilme, düşmeler gibi ilaca kısmen veya yetersizcevap veren daha karmaşık hareket problemleri tabloya eklendikçe programlı vedaha profesyonel destek gerektiren egzersizler ilaç kadar önem kazanır. Denge,yürüyüş ve duruşu korumanın en iyi yolu egzersiz ve hareket etmektir. Dansınhastalığa etkisi üzerine yapılan çalışmalarda dans kurslarına katılan hastalarınkatılmayanlara kıyasla denge ve hareketliliklerinde ilerlemeler kaydedildiğisaptanmıştır. Müzik ve dans, denge ve hareket sorunlarının azaltılmasında beyneyardım etmektedir.”

Parkinson Hastalığının Başlıca Belirtileri:

  • Titreme
  • Hareketlerde yavaşlama
  • Bir veya daha fazla uzuvda (kol veya bacak) kasılma
  • Yürürken kolları sallamama
  • Konuşurken mimikler ve jestler gibi hareketlerin kaybı
  • Yavaş, ufak adımlı veya ayak sürüyerek yürüme
  • Vücut duruşunun öne eğik şekil alması
  • Yumuşak ve alçak sesle, monoton konuşma
  • El yazısında küçülme, okunaksız olması
  • Ağızdan salya sızması, yutkunma güçlüğü
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Ruh hali değişiklikleri, ruhsal çöküntü hali (depresyon), nedensiz sıkıntılar
  • Kabızlık, aşırı terleme, tansiyon düşmesi
  • Ağrı, kas spazmları