Kasım 10, 2016

Abdi İbrahim’in edirne dârüşşifası iyİleştirme projesi’ne altın havan ödülü

Yenilikçi ürün ve hizmetleri, cesur ve öncü girişimleriyle, dokunduğu hayatlarıiyileştirmek için tutkuyla çalışan Abdi İbrahim, 500 yıllık geçmişiyle tıp tarihindeönemli bir yere sahip olan Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi ile kurumsalsosyal sorumluluk alanında birbirinden önemli ödüller almaya devam ediyor.Proje, bu yıl 7. kez düzenlenen Altın Havan Ödülleri’nde Sosyal SorumlulukÖdülü’ne layık görüldü.

Abdi İbrahim tarafından 1,5 yıl süren çalışmalarla çağdaş müzecilik anlayışıylayenilenen ve geçtiğimiz yıl törenle hizmete açılan Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi,hayata geçirildiği ilk günden bu yana büyük ses getirdi ve önemli ödüller kazandı. Abdiİbrahim’in sosyal sorumluluk projesi Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi, EczacıDergisi tarafından bu yıl 7. kez düzenlenen Altın Havan Ödülleri kapsamında SosyalSorumluluk Ödülü’nün sahibi oldu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Abdi İbrahim Kurumsal İletişim Direktörü Elif Elkin: “105yıldır dokunduğumuz hayatları iyileştirmek için tutkuyla çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızödüllerle taçlandırıldığında yeni toplumsal katkı projeleri için daha da heyecanlanıyoruz,cesaretleniyoruz. Hem tıp hem de ülkemiz tarihi açısından çok büyük değere sahip olanEdirne Darüşşifası İyileştirme Projesi’nin birbiri ardına böylesine önemli ödüller almasıbizler için büyük bir gurur kaynağı. Sektörün en değerli yayınlarından biri olan EczacıDergisi’nin düzenlediği Altın Havan Ödülleri’nde bu sonucu almak bizim için çokkıymetli. Bunun yanında Dârüşşifa’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nealınması da bizler için ayrı bir mutluluk oldu.” dedi.

Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi bugüne kadar Stevie Uluslararası İş Ödülleri’nde‘Yılın Sosyal Sorumluluk Programı’ ve ‘Medya İlişkileri Yılın İletişim/Halkla İlişkilerKampanyası’ kategorilerinde bronz ödüle, dünyada iletişim sektörünün en prestijliödüllerinden biri olan Mercury Mükemmellik Ödülleri’nde medya ilişkileri alanında bronzödüle, Türkiye’deki iletişim ve halkla ilişkiler sektörünün tek ödül programı olan AltınPusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri’nde ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüştü.

Edirne Darüşşifası’nda neler sergileniyor?
Osmanlı döneminde hastane olarak insanlara şifa dağıtan Sultan II. Bayezid EdirneDarüşşifası’nı ziyaret edenler, 15 ve 18. yüzyılda estetik ameliyatların yapıldığını,yeniçerilere fıtık ameliyatı yapan kadın cerrahların varlığını ve İngiltere Kraliyet Ailesi’ninde yaptırdığı Türk Usulü Çiçek Aşısı’nın Edirne’den Avrupa’ya yayılış öyküsünü,gülcülüğün ve gülsuyunun memleketinin bilinenin aksine Edirne olduğunu, hastalıklaranasıl tedaviler uygulandığı ve ameliyat teknikleri gibi birçok değerli bilgiyi hem metinlerlehem de canlandırmalarla yerinde öğrenme şansını yakalıyor.

Darüşşifa’yı ziyaret edenler ayrıca tablet şeklindeki ilaçların yapımında kullanılan tenzu(ilaç) kalıbı, Dârüşşifada musiki icrası, dönemin tedavi yöntemlerini gösteren balmumuheykelleri, Osmanlı Tıbbından günümüze ilaç hazırlama yöntemlerine ait belgesel veilaç yapımında kullanılan bitkilerden örnekler ile baş ağrısı tedavisi için kullanılandağlama yönteminin resmedildiği minyatürü de görme imkanını buluyor.

1488 yılında hastane olarak kapılarını açan ve 1915’de kapanana kadar hastaları tedavietmek için hizmet veren Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası’nın yenileme çalışmalarıuzun bir bilimsel ön hazırlık sürecinin ardından modern bir tasarımla gerçekleşti. Tıptarihinin en önemli merkezlerinden biri olan Edirne Darüşşifası, tarihine ve mimaridokusuna saygı duyularak ve Osmanlı tıbbına dair bilgilerin gün ışığına çıkmasınaöncülük ederek yenilendi. 26 odası bulunan Edirne Darüşşifası birebir o döneminuygulamalarını yansıtabilmek amacıyla büyük bir titizlik ve emekle kurgulandı.

Beş asırlık tıp tarihini gün ışığına çıkaran ve çağdaş müzecilik anlayışıyla Abdi İbrahimtarafından yenilenen bu önemli eseri bir yılda 235 bin kişi ziyaret etti.

Mimari özellikleriyle batıya ilham verdi
Mimari özellikleriyle batıya ilham veren Edirne Darüşşifası, ilk kez hastane fonksiyonlarıesas alınarak merkezi sistemde altıgen planlanmış yeni bir hastane mimarisi. Bumerkezi sistem sayesinde hasta hizmetleri daha az sayıdaki personelle yapılabilmiş.Daha sonra bu sistem 19. yüzyılda Avrupa'da ve Amerika'da revaç kazanmış veGasthius, Stuiven, Philadelphia Presbyterian, John Hopkins gibi önemli hastanelerde dekullanılmış. Ayrıca Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası'nın mükemmel akustiği vehavalandırma feneri de hastane mimarisinde dikkat çeken uygulamalar arasında yeralıyor.

Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası hakkında
Sultan II. Bayezid Darüşşifası, II. Bayezid’in 1484’te Akkirman Seferleri’nden elde ettiğiganimet gelirleri ile yaptırdığı külliyenin bir ünitesidir. Darüşşifa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’na kadar yaklaşık 400 yıl boyunca önceleri her türlü hastaya; sonralarısadece ruh ve akıl hastalarına hizmet verdi. 1866 yılında Edirne'de yeni bir hastaneaçılınca dârüşşifa binası akıl hastalarına tahsis edilmiş ve Edirne Bimarhanesi adınıalmıştır. Osmanlı-Rus savaşında Edirne’nin işgali üzerine akıl hastaları İstanbul-ToptaşıBimarhanesi’ne gönderildi (1878). Savaştan sonra onarılan Edirne Bimarhanesi, 23Kasım 1893 tarihinde yeniden hasta kabul etmeye başladı. 1910 yılında fıskiyelihavuzun üstüne soba kurulmuş, hasta yatakları sobanın etrafına yerleştirilmişti.Çevresine zarar veren tehlikeli akıl hastaları kapalı odalarda tutuluyordu. Bir süre sonraDr. Mazhar Osman’ın girişimiyle akıl hastaları Kıyık'taki Fransız Hastanesi'ne sevk edildi(1915). Böylece 427 senelik bir hastane kapatılmış oldu.

II. Bayezid Dârüşşifası’nın birbirine bağlı iki avlu ve şifahane olmak üzere üç bölümüvardır. İlk avlunun (Bîrun) sağında sıra halinde yer alan altı odada (poliklinik); hekimler,kehhaller ve cerrahlar, hastaların ilk muayenelerini yaparlardı. Bazı odalarda ise akıl hastaları tecrit edilirdi. Avlunun sol tarafında çamaşırhane, kiler ve mutfak vardı.Mutfakta hasta yemekleri pişirilir, çalışanlar yemeklerini imarette yerdi.

Şifahane bölümünde, yüksek bir kubbeyle örtülü havuzlu mermer döşeli bir salonunçevresinde, ocaklı 6 kış ve sekili 5 sofa (yaz odası) bulunmaktadır. Sofalardan birimüzikle tedaviye ayrılmıştı, dördünün de yazlık oda olarak kullanıldığı kabul edilir.Hastane mimarisi tarihinde merkezi sistem olarak tanımlanan bu planın ilk uygulandığıyerlerden biri olması bakımından Edirne Dârüşşifası’nın dünya hastanecilik tarihindeönemli bir yeri vardır.

Şifahanenin büyük kubbesinin tepesindeki fener, hem iç mekânı aydınlatıp ferahlıkvermek hem de havayı ve pis kokuları dışarı atmak amacıyla yapılmıştır. Bu bölümünakustiği de çok iyi ayarlanmıştır.