Ağustos 15, 2016
Abdi İbrahim’in edirne dârüşşifası’nı iyİleştirme projesi 2 ödül daha kazandı
Yenilikçi ürün ve hizmetleri, cesur ve öncü girişimleriyle, dokunduğu hayatlarıiyileştirmek için tutkuyla çalışan Abdi İbrahim, 500 yıllık geçmişiyle tıp tarihinde önemlibir yere sahip olan Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi ile kurumsal sosyal sorumlulukalanında birbirinden önemli ödüller almaya devam ediyor. Proje, dünyanın en prestijli işdünyası ödüllerinden biri olan Stevie Uluslararası İş Ödülleri kapsamında iki ödülebirden layık görüldü.
Abdi İbrahim tarafından 1,5 yıl süren çalışmalarla çağdaş müzecilik anlayışıyla yenilenen vegeçtiğimiz yıl törenle hizmete açılan Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi, hayata geçirildiği ilkgünden bu yana büyük ses getirdi ve önemli ödüller kazandı. Abdi İbrahim ’in sosyal sorumlulukprojesi Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi, şimdi de dünyanın en prestijli iş dünyasıödüllerinden biri olan Stevie Uluslararası İş Ödülleri kapsamında iki ödüle birden layık görüldü.Proje, ‘Yılın Sosyal Sorumluluk Programı’ ve ‘Medya İlişkileri – Yılın İletişim/Halkla İlişkilerKampanyası’ kategorilerinde Bronz Ödül almaya hak kazandı.
Konuyla ilgili açıklama yapan Abdi İbrahim Kurumsal İletişim Direktörü Elif Elkin:“Kurulduğumuz günden bu yana gerek yatırımlarımızla gerekse sosyal sorumlulukprojelerimizle dokunduğumuz hayatları iyileştirmek için var gücümüzle çalışmaya devamediyoruz. Almış olduğumuz bu ve benzeri ödüller bizleri yeni toplumsal katkı projeleri için dahada cesaretlendiriyor, heyecanlandırıyor. Hem tıp hem de ülkemiz tarihi açısından çok büyükdeğere sahip olan bu önemli projenin, birbiri ardına ulusal ve uluslararası ödüller alması bizleriçin büyük bir gurur kaynağı. Çağdaş müzecilik anlayışıyla yenilediğimiz Sultan II. BayezidEdirne Darüşşifası’na ziyaretçi sayısı da her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz yıl Darüşşifa’yı 235bin kişi ziyaret etti. Hedefimiz, yaptığımız iletişim çalışmalarıyla daha fazla sayıda insanın budeğeri görmesini sağlamak” dedi.
Edirne Darüşşifası İyileştirme Projesi geçtiğimiz aylarda da dünyada iletişim sektörünün enprestijli ödüllerinden biri olan Mercury Mükemmellik Ödülleri’nde medya ilişkileri alanında bronzödüle, Türkiye’deki iletişim ve halkla ilişkiler sektörünün tek ödül programı olan Altın PusulaTürkiye Halkla İlişkiler Ödülleri’nde ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüştü.
Edirne Darüşşifası’nda neler sergileniyor?
Osmanlı döneminde hastane olarak insanlara şifa dağıtan Sultan II. Bayezid EdirneDarüşşifası’nı ziyaret edenler, 15 ve 18. yüzyılda estetik ameliyatların yapıldığını, yeniçerilerefıtık ameliyatı yapan kadın cerrahların varlığını ve İngiltere Kraliyet Ailesi’nin de yaptırdığı TürkUsulü Çiçek Aşısı’nın Edirne’den Avrupa’ya yayılış öyküsünü, gülcülüğün ve gülsuyununmemleketinin bilinenin aksine Edirne olduğunu, hastalıklara nasıl tedaviler uygulandığı veameliyat teknikleri gibi birçok değerli bilgiyi hem metinlerle hem de canlandırmalarla yerindeöğrenme şansını yakalıyor.
Darüşşifa’yı ziyaret edenler ayrıca tablet şeklindeki ilaçların yapımında kullanılan tenzu (ilaç)kalıbı, Dârüşşifada musiki icrası, dönemin tedavi yöntemlerini gösteren balmumu heykelleri,Osmanlı Tıbbından günümüze ilaç hazırlama yöntemlerine ait belgesel ve ilaç yapımındakullanılan bitkilerden örnekler ile baş ağrısı tedavisi için kullanılan dağlama yöntemininresmedildiği minyatürü de görme imkanını buluyor.
1488 yılında hastane olarak kapılarını açan ve 1915’de kapanana kadar hastaları tedavi etmekiçin hizmet veren Sultan II. Bayezid Edirne Darüşşifası’nın yenileme çalışmaları uzun birbilimsel ön hazırlık sürecinin ardından modern bir tasarımla gerçekleşti. Tıp tarihinin en önemlimerkezlerinden biri olan Edirne Darüşşifası, tarihine ve mimari dokusuna saygı duyularak veOsmanlı tıbbına dair bilgilerin gün ışığına çıkmasına öncülük ederek yenilendi. 26 odasıbulunan Edirne Darüşşifası birebir o dönemin uygulamalarını yansıtabilmek amacıyla büyük birtitizlik ve emekle kurgulandı.
Beş asırlık tıp tarihini gün ışığına çıkaran ve çağdaş müzecilik anlayışıyla Abdi İbrahimtarafından yenilenen bu önemli eseri bir yılda 235 bin kişi ziyaret etti.
Mimari özellikleriyle batıya ilham verdi
Mimari özellikleriyle batıya ilham veren Edirne Darüşşifası, ilk kez hastane fonksiyonları esasalınarak merkezi sistemde altıgen planlanmış yeni bir hastane mimarisi. Bu merkezi sistemsayesinde hasta hizmetleri daha az sayıdaki personelle yapılabilmiş. Daha sonra bu sistem 19.yüzyılda Avrupa'da ve Amerika'da revaç kazanmış ve Gasthius, Stuiven, PhiladelphiaPresbyterian, John Hopkins gibi önemli hastanelerde de kullanılmış. Ayrıca Sultan II. BayezidEdirne Darüşşifası'nın mükemmel akustiği ve havalandırma feneri de hastane mimarisindedikkat çeken uygulamalar arasında yer alıyor.
Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası hakkında
Sultan II. Bayezid Darüşşifası, II. Bayezid’in 1484’te Akkirman Seferleri’nden elde ettiğiganimet gelirleri ile yaptırdığı külliyenin bir ünitesidir. Darüşşifa, 1877-1878 Osmanlı-RusSavaşı’na kadar yaklaşık 400 yıl boyunca önceleri her türlü hastaya; sonraları sadece ruh veakıl hastalarına hizmet verdi. 1866 yılında Edirne'de yeni bir hastane açılınca dârüşşifa binasıakıl hastalarına tahsis edilmiş ve Edirne Bimarhanesi adını almıştır. Osmanlı-Rus savaşındaEdirne’nin işgali üzerine akıl hastaları İstanbul-Toptaşı Bimarhanesi’ne gönderildi (1878).Savaştan sonra onarılan Edirne Bimarhanesi, 23 Kasım 1893 tarihinde yeniden hasta kabuletmeye başladı. 1910 yılında fıskiyeli havuzun üstüne soba kurulmuş, hasta yatakları sobanınetrafına yerleştirilmişti. Çevresine zarar veren tehlikeli akıl hastaları kapalı odalardatutuluyordu. Bir süre sonra Dr. Mazhar Osman’ın girişimiyle akıl hastaları Kıyık'taki FransızHastanesi'ne sevk edildi (1915). Böylece 427 senelik bir hastane kapatılmış oldu.
II. Bayezid Dârüşşifası’nın birbirine bağlı iki avlu ve şifahane olmak üzere üç bölümü vardır. İlkavlunun (Bîrun) sağında sıra halinde yer alan altı odada (poliklinik); hekimler, kehhaller vecerrahlar, hastaların ilk muayenelerini yaparlardı. Bazı odalarda ise akıl hastaları tecrit edilirdi.Avlunun sol tarafında çamaşırhane, kiler ve mutfak vardı. Mutfakta hasta yemekleri pişirilir,çalışanlar yemeklerini imarette yerdi.
Şifahane bölümünde, yüksek bir kubbeyle örtülü havuzlu mermer döşeli bir salonunçevresinde, ocaklı 6 kış ve sekili 5 sofa (yaz odası) bulunmaktadır. Sofalardan biri müzikletedaviye ayrılmıştı, dördünün de yazlık oda olarak kullanıldığı kabul edilir. Hastane mimarisitarihinde merkezi sistem olarak tanımlanan bu planın ilk uygulandığı yerlerden biri olmasıbakımından Edirne Dârüşşifası’nın dünya hastanecilik tarihinde önemli bir yeri vardır.
Şifahanenin büyük kubbesinin tepesindeki fener, hem iç mekânı aydınlatıp ferahlık vermekhem de havayı ve pis kokuları dışarı atmak amacıyla yapılmıştır. Bu bölümün akustiği de çokiyi ayarlanmıştır.