Şubat 18, 2016

Abdi İbrahim’in sultan ıı. bayezid edirne dârüşşifası projesi’ne İletişim ödülü

Abdi İbrahim yüzyıllar boyunca hastaları tedavi eden ve 500 yıllık geçmişiyle tıp tarihindeönemli bir yere sahip olan Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifa’sı yenileme projesiyle iletişimalanında ödül aldı.

Proje, dünyada iletişimin oscarları olarak kabul edilen Mercury Mükemmellik Ödülleri’ndebronz ödüle layık görüldü. Abdi İbrahim tarafından yenilenen Sultan II. Bayezid EdirneDârüşşifası, ziyaretçilerden de yoğun ilgi görüyor.

Abdi İbrahim tarafından 1,5 yıl süren çalışmaların ardından yenilenen Sultan II. Bayezid EdirneDârüşşifası projesi iletişim sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen MercuryMükemmellik Ödülleri’nde bronz ödül aldı. Çağdaş müzecilik anlayışıyla yenilenen ve geçtiğimizyıl törenle hizmete açılan Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası projesi, bu yıl 26.’sı düzenlenen vedünyada iletişimin oscarları olarak kabul edilen Mercury Mükemmellik Ödülleri’nde medya ilişkilerialanında ikinci oldu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Abdi İbrahim İş Geliştirme Direktörü Elif Elkin, 1912 yılından bu yanayenilikçi ürün ve hizmetleri, cesur ve öncü girişimleriyle, dokunduğu hayatları ve dünyayıiyileştirmek için tutkuyla çalışan bir şirket olarak aldıkları bu ödülden duyduğu memnuniyeti dilegetirdi.

Elkin: “Hem tıp hem de ülkemiz tarihi açısından çok büyük değere sahip olan bu önemli projeninmedya ilişkileri alanında iletişim ödülü alması bizleri çok mutlu etti. Kurumlara, markalara veyamüşterilerine önemli, fark yaratan katkılar sağlayan kuruluşları ödüllendiren bu organizasyondaödül almış olmak hepimiz için gurur kaynağı. Çağdaş müzecilik anlayışıyla yenilediğimiz Sultan II.Bayezid Edirne Dârüşşifası’na ziyaretçi sayısı da her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz yıl Dârüşşifa’yı235 bin 437 kişi ziyaret etti. Hedefimiz yaptığımız iletişim çalışmalarıyla daha fazla sayıda insanınbu değeri görmesini sağlamak” dedi.

Mercury Mükemmellik Ödülleri’ne bu yıl 23 ülkeden bine yakın proje katıldı ve projeler iletişimalanında uzman 66 kişilik bir jüri tarafından tek tek ve titizlikle değerlendirildi.

Bir yılda 235 bin 437 kişi ziyaret etti
Osmanlı döneminde hastane olarak insanlara şifa dağıtan Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası’nıziyaret edenler 15 ve 18. yüzyılda erkeklere estetik göğüs ameliyatları yapıldığını, yeniçerilere fıtıkameliyatı yapan kadın cerrahların varlığını ve İngiltere Kraliyet Ailesi’nin de yaptırdığı Türk UsulüÇiçek Aşısı’nın Edirne’den Avrupa’ya yayılış öyküsünü izleyebiliyor. Beş asırlık tıp tarihini günışığına çıkaran ve çağdaş müzecilik anlayışıyla Abdi İbrahim tarafından yenilenen bu önemli eseribir yılda 235 bin 437 kişi ziyaret etti.

1488 yılında hastane olarak kapılarını açan ve 1915’de kapanana kadar hastaları tedavi etmekiçin hizmet veren Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası’nın yenileme çalışmaları uzun bir bilimselön hazırlık sürecinin ardından modern bir tasarımla gerçekleşti. Tıp tarihinin en önemlimerkezlerinden biri olan Edirne Dârüşşifası, tarihine ve mimari dokusuna saygı duyularak veOsmanlı tıbbına dair bilgilerin gün ışığına çıkmasına öncülük ederek yenilendi. 26 odası bulunanEdirne Dârüşşifası birebir o dönemin uygulamalarını yansıtabilmek amacıyla büyük bir titizlik veemekle kurgulandı.

Edirne Dârüşşifası’nda neler sergileniyor?

Abdi İbrahim tarafından çağdaş müzecilik anlayışıyla yenilenen Sultan II. Bayezid EdirneDârüşşifası’ndaki eserler günümüzün modern ve etkileyici sunum teknikleriyle bugüne ve gelecekkuşaklara aktarılıyor. Ziyaretçiler; 15 ve 18. yüzyıllar arasındaki dönemde erkeklerde estetik göğüsameliyatları yapıldığını, yeniçerilere fıtık ameliyatı yapan kadın cerrahların varlığını, gülcülüğün vegülsuyunun memleketinin bilinenin aksine Edirne olduğunu, hastalıklara nasıl tedavileruygulandığı ve ameliyat teknikleri gibi birçok değerli bilgiyi hem metinlerle hem decanlandırmalarla yerinde öğrenme şansını yakalıyor.

Dârüşşifa’yı ziyaret edenler ayrıca tablet şeklindeki ilaçların yapımında kullanılan tenzu (ilaç)kalıbı, Dârüşşifada musıki icrası, dönemin tedavi yöntemlerini gösteren balmumu heykelleri,Osmanlı Tıbbından günümüze ilaç hazırlama yöntemlerine ait belgesel ve ilaç yapımındakullanılan bitkilerden örnekler ile başağrısı tedavisi için kullanılan dağlama yönteminin resmedildiğiminyatürü de görme imkanını buluyor, Edward Jenner’in çiçek aşısına kadar insanlığın yegâneumudu olan ve İngiltere Kraliyet Ailesi’nin de yaptırdığı Türk Usulü Çiçek Aşısı’nın Edirne’denAvrupa’ya yayılış öyküsünü de izleyebiliyor.

"Mimari özellikleriyle de batıya ilham verdi"
Mimari özellikleriyle de batıya ilham veren Edirne Dârüşşifası, ilk kez hastane fonksiyonları esasalınarak merkezi sistemde altıgen planlanmış yeni bir hastane mimarisi. Bu merkezi sistemsayesinde hasta hizmetleri daha az sayıdaki personelle yapılabilmiş. Daha sonra bu sistem 19.yüzyılda Avrupa'da ve Amerika'da revaç kazanmış ve Gasthius, Stuiven, PhiladelphiaPresbyterian, John Hopkins gibi önemli hastanelerde de kullanılmış. Ayrıca Sultan II. BayezidEdirne Dârüşşifası'nın mükemmel akustiği ve havalandırma feneri de hastane mimarisinde dikkatçeken uygulamalar arasında yer alıyor.

Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası hakkında
Sultan II. Bayezid Dârüşşifası, II. Bayezid’in 1484’te Akkirman Seferleri’nden elde ettiği ganimetgelirleri ile yaptırdığı külliyenin bir ünitesidir. Dârüşşifa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’na kadaryaklaşık 400 yıl boyunca önceleri her türlü hastaya; sonraları sadece ruh ve akıl hastalarınahizmet verdi. 1866 yılında Edirne'de yeni bir hastane açılınca dârüşşifa binası akıl hastalarınatahsis edilmiş ve Edirne Bimarhanesi adını almıştır. Osmanlı-Rus savaşında Edirne’nin işgaliüzerine akıl hastaları İstanbul-Toptaşı Bimarhanesi’ne gönderildi (1878). Savaştan sonra onarılanEdirne Bimarhanesi, 23 Kasım 1893 tarihinde yeniden hasta kabul etmeye başladı. 1910 yılındafıskiyeli havuzun üstüne soba kurulmuş, hasta yatakları sobanın etrafına yerleştirilmişti. Çevresine zarar veren tehlikeli akıl hastaları kapalı odalarda tutuluyordu. Bir süre sonra Dr. MazharOsman’ın girişimiyle akıl hastaları Kıyık'taki Fransız Hastanesi'ne sevk edildi (1915). Böylece 427senelik bir hastane kapatılmış oldu.

II. Bayezid Dârüşşifası’nın birbirine bağlı iki avlu ve şifahane olmak üzere üç bölümü vardır. İlkavlunun (Bîrun) sağında sıra halinde yer alan altı odada (poliklinik); hekimler, kehhaller vecerrahlar, hastaların ilk muayenelerini yaparlardı. Bazı odalarda ise akıl hastaları tecrit edilirdi.Avlunun sol tarafında çamaşırhane, kiler ve mutfak vardı. Mutfakta hasta yemekleri pişirilir,çalışanlar yemeklerini imarette yerdi.

Şifahane bölümünde, yüksek bir kubbeyle örtülü havuzlu mermer döşeli bir salonun çevresinde,ocaklı 6 kış ve sekili 5 sofa (yaz odası) bulunmaktadır. Sofalardan biri müzikle tedaviye ayrılmıştı,dördünün de yazlık oda olarak kullanıldığı kabul edilir. Hastane mimarisi tarihinde merkezi sistemolarak tanımlanan bu planın ilk uygulandığı yerlerden biri olması bakımından EdirneDârüşşifası’nın dünya hastanecilik tarihinde önemli bir yeri vardır.

Şifahanenin büyük kubbesinin tepesindeki fener, hem iç mekânı aydınlatıp ferahlık vermek hemde havayı ve pis kokuları dışarı atmak amacıyla yapılmıştır. Bu bölümün akustiği de çok iyiayarlanmıştır.

Abdi İbrahim Hakkında

Abdi İbrahim, 1912 yılından bu yana güçlü vizyonu, dinamik yapısı ve çağdaş bakış açısıylatoplum sağlığının iyileştirilmesi için çalışmaktadır. Türkiye ilaç sektörünün lideri olan, uluslararasıbir marka olmak için; yenilikçi ürün ve hizmetleri, cesur ve öncü girişimleri ile, dokunduğu hayatlarıve dünyayı iyileştirmek için bir asrı aşkın süredir tutkuyla faaliyetlerini sürdüren Abdiİbrahim;3.000’e yakın nitelikli insan gücüyle sektördeki en yüksek istihdamı yaratan ve en güçlüsatış kadrosuna sahip ilaç firmasıdır.

Türkiye’nin akredite olmuş ilk ilaç Ar-Ge merkezini kuran Abdi İbrahim, her yıl cirosunun %6,5’iniAr-Ge’ye ayırmaktadır. 30’a yakın lisansörle çalışmasının yanı sıra kendi ürünlerini de geliştirenAbdi İbrahim, 180’i aşkın markası ve yaklaşık 350 ürünüyle, sektörün en geniş ürün portföyünesahiptir. Başarısını uluslararası platformlara da taşıyan Abdi İbrahim Kazakistan’dan Cezayir’e,Kanada’dan İngiltere’ye ihracat yaptığı 50 ülkede insanları iyileştirmektedir.

Kazakistan, Cezayir ve İstanbul’daki üretim tesislerinin yanında, 2017’de tamamlanacak olanbiyoteknolojik ilaç üretim merkezi AbdiBio ile beraber 4 üretim tesisine sahip olan şirket, stratejikişbirlikleriyle uluslararası alanda güçlü bir oyuncu olma yolunda hızla ilerlemektedir.

2010 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalayarak önemli bir adım atanAbdi İbrahim; insan hakları, çevre ve sosyal sorumluluk alanlarında ulaştığı üstün standartlarıpaylaşma fırsatı yakalamıştır. Bunun yanında Abdi İbrahim, sürdürülebilirlik çalışmalarındafaaliyetlerini Küresel Raporlama Girişimi’nin (GRI) A seviyesine odaklayarak ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımlamıştır. Şirket, sürdürülebilirlik raporunu her iki yılda bir yayımlamaktadır. Abdiİbrahim, tüm faaliyetlerini güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik temellerine dayandırır.

100. yılında “Akılcı İlaç Kullanımı Kampanyası”nı hayata geçiren Abdi İbrahim, kampanya iletoplum sağlığı ve ülke ekonomisi açısından önem taşıyan bilinçsiz ilaç kullanımı konusunda,toplumsal farkındalık düzeyini artırmayı ve uzun vadede davranış değişikliği yaratabilmeyiamaçlamaktadır.