Eylül 19, 2018
Alzheimer hastalığı tüm dünyada hızla artıyor “dünyada her 3 saniyede 1 bunama teşhisi konuluyor”
Türkiye Alzheimer Derneği, Abdi İbrahim’in koşulsuz desteği ile 21 Eylül DünyaAlzheimer Günü kapsamında İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyerek hastalığadikkat çekti. Etkinlikte Alzheimer hastaları ve hasta yakınlarından oluşan koro mini birkonser verdi. Tüm dünyada ve Türkiye’de Alzheimer hastalığının hızla arttığını belirtenTürkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası “Ülkemizde olduğu gibihızla yaşlanan toplumlarda, Alzheimer hastalığı ve diğer demans (bunama) hastalıkları,maalesef ki en sık görülen sağlık problemleridir. Alzheimer hastalığı, demanshastalıklarının yaklaşık üçte ikisinin sorumlusudur ve dünyada her 3 saniyede birhastaya demans teşhisi konuluyor. Her 20 yılda demanslı hasta sayısı ikiye katlanıyor vegünümüzde 50 milyon civarında olan hasta sayısının 2050 yılında 152 milyona çıkmasıöngörülüyor” dedi.
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle Türkiye Alzheimer Derneği’nin Abdi İbrahim’indesteğiyle düzenlediği basın toplantısına Türkiye Alzheimer Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr.Murat Emre, Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası, yönetim kuruluüyeleri Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu, Doç. Dr. Başar Bilgiç, Hüseyin Beşgül ve ŞişliBelediye Başkanı Hayri İnönü katıldı. Hasta ve hasta yakınlarının katılımıyla gerçekleşenetkinlikte Alzheimer hastalığı ile ilgili bilgiler ve merak edilenler konuşuldu.
“Dünyada Her 3 Saniyede 1 Bunama Teşhisi Konuyor”
Toplantıda Alzheimer hastalığının tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Türkiye AlzheimerDerneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası, dünyada her 3 saniyede bir hastaya demansteşhisi konulduğunu belirtti. Hanağası “Dünyada her 20 yılda demanslı hasta sayısı ikiyekatlanıyor ve günümüzde 50 milyon civarında olan hasta sayısının 2050 yılında 152 milyonaçıkması öngörülüyor. Ülkemiz gibi yaşlı nüfusun hızla arttığı bölgelerde, artış oranı 20 yıl içinde5 katına kadar çıkabilir. Hastalığın artmasıyla birlikte maliyet de artıyor. Alzheimer hastalığı vedemans tüm dünyada 1 trilyon doların üzerinde bir maliyete neden oluyor” dedi.
Alzheimer Hastalığında Erken Teşhis önemli
Alzheimer hastalığında erken tanının önemini vurgulayan Haşmet Hanağası sözlerini şöylesürdürdü: “Alzheimer hastalığı ve diğer pek çok demansa erken dönemde tanıkonulamamaktadır. Unutkanlık ve diğer zihinsel yakınmalar ile gelen hastalar mutlaka detaylıbir şekilde muayene edilmeli ve gerekirse detaylı testler yapılmalıdır. Erken tanı, hasta ve hasta yakınlarına gerekli desteğin verilmesi, sosyal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması,uygun tedavilere başlanması için büyük önem taşımaktadır. Günümüzde özellikle Alzheimerhastalarında yürütülen birçok deneysel ilaç çalışması erken evrede bulunan hastalar ileyapılmaktadır. Bunun nedeni beyinde hücre ölümü daha fazla olmadan önlem almak vehastalığın seyrini yavaşlatmaya çalışmaktır.”
Alzheimer hastalığı ve demans riskinin azaltılmasının, hastalıkların Türkiye’deki maliyetyükünü de azaltacağını belirten Hanağası, bu yükün azalması ile tasarruf edilerek diğer sağlıkgirişimlerine daha fazla zaman ayrılması, hasta bakımının düzeltilmesi, gündüz yaşam evlerive diğer bakım evlerinin kurulmasının sağlanabileceğini belirtti.
Hava Kirliliği ve Aşırı Gürültü Bunama İçin Risk Yaratıyor
Hava kirliliğinin insan sağlığına olumsuz etkilerinin dışında bunamayı da beraberinde getirdiğinibelirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, bu konuyla ilgili dünyanın farklı yerlerinde yapılan çalışmalarhakkında verileri paylaştı. Bilgiç “Araştırmalar hava kirliliğinin olduğu yerlerde yaşayankişilerde, bunama riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Hava kirliliği, Alzheimerhastalığında beyinde biriken ‘amiloid’ isimli protein birikimini tetikliyor ve beyinde “inflamasyon”denen iltihabi duruma yol açıyor. Hava kirliliği yaratan partiküller ne kadar küçükse beyinhücrelerinin ölümüne yol açan süreçleri de o kadar fazla tetikliyor. Bu küçük moleküllerburundan koku siniri aracılığı ile beyne de ulaşabiliyor. Hava kirliliğine maruz kalanlardazihinsel yetilerde sorunlar olduğu ve beyin hacimlerinin daha azalmış olduğu da son çalışmalarile öğrenilmiştir. Asıl bilinmeyen ise hava kirliliği yaratan maddeler içinde hangisi ya dahangilerinin doğrudan beyinle ilişkili olduğu ve ne kadar süre hava kirliliğine maruz kalmanınbunlara neden olduğudur. Tüm bu gelişmeleri çevre dostu politikalar ile ilişkilendirilerekbunama riskini azaltabiliriz” dedi.
Hava kirliliği dışında bir diğer kirlilik türü olan gürültünün de insan beynine olumsuz etkileriolduğu söyleyen Bilgiç, Avrupa’da yapılan çalışmalarda 55 desibel ve üstü gürültüye daha sıkmaruz kalan kişilerin zihinsel yetilerinde bozulma görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Başar Bilgiç“Özellikle ulaşım araçlarının yarattığı çevresel gürültüyü azaltıcı düzenlemeler ve daha sessizaraçların yaygınlaşması konusundaki çalışmalar bu hastalıkla ilgili olumlu bir gelişmeyaratabilir” diye konuştu.
Yüksek Tansiyonu Olanlarda Bunama Riskini Azaltmak İçin Tansiyon Değerleri NeOlmalı?
Tansiyon yüksekliğinin bunama ile ilişkisi hakkında hasta ve hasta yakınlarını bilgilendirenDoç. Dr. Başar Bilgiç, “Yüksek tansiyon tedavisi ile bunama riskinde azalma sağlanabildiğidaha önceki çalışmalarda görülmüştür. Son dönemde yapılan çalışmalar tansiyon ilaçlarınınbirçoğunun bu olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu durum yüksek tansiyonundemans açısından “iyileştirilebilir” bir risk faktörü olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.
Orta yaştaki kişilerin tansiyonunu ölçtürmesi ve yüksek bulunursa da bir hekime başvurmasıgerektiğini belirten Bilgiç “Halk arasında büyük tansiyon olarak da bilinen sistolik kanbasıncının geleneksel sınır değeri olarak kabul edilen 140 mmHg değerinin de kabul edilemezbir değer olduğu ortaya çıkmıştır. Zira bu sene Avrupa’da yapılan bir çalışma, sınır değerin 130mmHg olarak kabul edilmesinin bunamanın önlenmesi açısından daha yararlı olduğunugöstermiştir” şeklinde konuştu.
Görme Sorunları da Bunama Riski Yaratıyor
Çok yeni yayınlanan ve 3877 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada üç göz hastalığının (glokom,diabetik retinopati ve maküler dejenerasyon), Alzheimer hastalığı riskini arttırdığınıngözlendiğini belirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, bu göz hastalıklarının yaşlılıkta oldukça sık görülenhastalıklar olduğunu ifade etti. Bilgiç “Özellikle riskli bireylerin bu göz hastalıkları açısındantaranıp takip edilmesi ve önlemlerin alınması, Alzheimer ile mücadelede yeni bir adım olabilir.Görme sorunlarına yönelik tarama ve tedavi yaklaşımları ile olumlu sonuçların izlenmesi hiçşaşırtıcı olmayacaktır” dedi.
Kış Alzheimer Hastalarına İyi Gelmiyor
Etkinlikte konuşma yapan Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu, Alzheimer hastalarının genelolarak yaz sonu ve sonbaharda hem zihinsel hem de davranışsal olarak daha iyi olduğunadikkat çekti. Kanada, ABD ve Fransa’da yapılan 3500 hastanın dâhil edildiği çalışmayadeğinen Baral-Kulaksızoğlu, çalışmanın yaz-sonbahar ile kış ayları arasında neredeyse 5 yıllıkbir zihin kapasite farkı olduğunu belirtti.
Gün İçinde Uyuklamak Alzheimer’in Habercisi Olabilir
Gün içinde uyuklamaya meyilli kişilerin, özellikle erkeklerde, 10 yıl içinde demans gelişmeriskini arttırdığını gösteren araştırmalar olduğunu anlatan Baral-Kulaksızoğlu, bu durumunbunamanın erken bulgusu olabileceğine de değindi. Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu sosyalmedyayı aktif olarak kullanan yaşlıların zihinsel fonksiyonlarını daha iyi koruduğunu belirtti.Sosyal aktivitelerin özellikle kadınlarda Alzheimer hastalığına karşı koruyucu özellik taşıdığınıda sözlerine ekledi.